Hakkı Yalçın


Şöhret meraklısı kaynanalar ve gelinlerin aleminden, ölü bebeklerden "reklamsergisi" düzenleyen hekimlerin dünyasına taşındık. Yaşamın en çirkinini "canlı" tutarak, asil ölümleri teşhir edenleri izledik.
Ah o şöhret denen berbat tutku! İnsanlığın yüreğine inen giyotin! Ah o, asalate diz çöktüren zalim ihtiras. Renkli camın günahı yok. İçindeki insanların hangi amaca hizmet ettikleri ortadayken, suçu cansız bir cama maletmek insafsızlık olur.
***
Yıllardır toplumun önüne çıkartılan ahlaksız kimliklerin bedelidir bunlar.
Adına komik denen ahlaksızlara kahkahalarla gülenler, piyasaya genç kız kazandırmanın ödülünü böyle zibidilere verirken, başkalarına de cesaret verdiler.
Basılan kadınlar, kocalarına renkli boynuz takan assolistler şöhretin kaymağını yerken, bir hekim de aynı mazareti uydurdu.
"Geldiğimde kapı aralıktı, ben de payımı istedim!"

***
Ölü bebeklerden "reklam sergisi" düzenleyen bir adamın hekim olması, sizleri şaşırtmasın.
Bu ülkede film artistlerine profesörlerden daha çok değer veriliyorsa, mankenler öğretmenlerden daha çok itibar görüyorsa, bunlar olağandır.
Ayağında ayakkabısı olmayan biçare kadınları ekrana taşıyıp, onları mahalle kavgasına yem eden sömürü ilaheleri(!), o hekimden farklı mıdır? Televizyonların içine mevzilenen ve sözde dert dinleyen bu pespaye düzenin, melek duygular üreteceğini mi sanmıştınız? Her şey para ve reklam... Adına futbol yorumcusu denen koca adamların, dansöz gibi kıvırmasının altında yatan gerçek nedir sanıyorsunuz ki?
***
Her şeyimizi kaybediyoruz. Sevgimizi, saygımızı zaten yitirdik. Devletin başındaki adamların "heybetli naralarından" cesaret alıp, bitirimliğin bütün kollarını harekete geçirenler, ülkeyi mahvettiler.
Ne hak kaldı, ne hukuk.
Tek hedef, kolay yoldan parayı kazanmak ve şöhret olmak.
Çocuklarımızın son kuruşunu SMS'le çalacak kadar, gözlerini para bürüyen televizyonlar, gerçek sanatçıya ve namuslu insanlara vermediği değeri, zibidilere, mankenlere ve ucuz habere verdiği içindir ki, sıra bebeklere gelmiştir.
Ölü bebeklere...

Hakkı YALÇIN
Hiçbir zaman gökten gül yağmaz.
Daha çok gül istiyorsak, daha çok fidan dikmeliyiz.

Takvim Gazetesi 10 Mayıs 2005 salı